9612,84%-0,38
38,01% 0,06
41,15% 0,74
3733,60% 1,23
5982,04% 0,38
Her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, suyun hayati önemine dikkat çekmek ve su krizine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Ancak, iklim değişikliği, kirlilik ve bilinçsiz tüketim nedeniyle su kaynakları alarm veriyor.
Birleşmiş Milletler’in 1993’te ilan ettiği bu özel gün, tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve temiz suya erişim konusunda küresel bir bilinç oluşturmayı hedefliyor. Ancak tablo giderek kararıyor:
Su Kıtlığı: Milyonlarca insan temiz suya erişimde zorluk yaşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu durum sağlık sorunları ve gıda krizlerine yol açıyor.
İklim Değişikliği: Küresel ısınma, yağış düzensizliklerine sebep oluyor. Kuraklık ve sel gibi aşırı hava olayları su kaynaklarını tehdit ediyor.
Kirlilik: Sanayi atıkları, tarım ilaçları ve evsel atıklar, tatlı su kaynaklarını hızla kirletiyor.
Bilinçsiz Tüketim: Tarım ve sanayi sektörlerinde aşırı su tüketimi, kaynakları tükenme noktasına getiriyor.
Su krizine karşı bireyler ve kurumlar harekete geçmeli:
Su Tasarrufu: Günlük hayatta suyun verimli kullanılması büyük fark yaratabilir.
Kirliliği Önleme: Atık yönetimi ve kimyasal kullanımının azaltılması, su kaynaklarını koruyabilir.
Ağaçlandırma: Ormanlar su döngüsünde kritik rol oynar. Ağaç dikmek ve mevcut yeşil alanları korumak, su kaynaklarının yenilenmesine katkı sağlar.
Sürdürülebilir Tarım ve Sanayi: Su tüketimini azaltan çevre dostu yöntemler yaygınlaştırılmalı.
Unutmayalım! Su, yaşamın temel kaynağıdır ve onu korumak hepimizin sorumluluğudur.
Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER), Koza Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Eskişehir/Sivrihisar/Kaymaz Mahallesi’ne kurmayı planladığı siyanürlü atık barajına tepki gösterdi. Dernek, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne 426 imza ile başvuruda bulunarak projenin doğaya ve insan sağlığına büyük zarar vereceğini belirtti.
5,5 milyon metreküp kapasiteli siyanürlü atık barajı inşa edilecek!
Günlük 149 kamyon, Çanakkale-Kaymaz arasında zehirli atık taşıyacak!
Yeraltı sularının çekilmesiyle tarım ve hayvancılık yok olma riskiyle karşı karşıya!
Daha önce Kütahya, Giresun ve Erzincan’da yaşanan maden atık felaketlerini hatırlatan çevreciler, bu projeye izin verilmesi durumunda büyük bir çevre felaketi yaşanabileceği konusunda uyardı.
ESÇEVDER Başkanı Sadık Yurtman, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Altın madenciliğine karşı değiliz, ancak siyanürle yapılan işlemler havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirliyor. Tarım bölgesinde milyonlarca litre su, siyanürlü altın madenciliği için kullanılacak. Geleceğimiz ipotek altına alınıyor!"